Çocuklara Farkında Olmadan Verdiğimiz Mesajlar
Çocuk yetiştirirken ve eğitirken iyi niyetle ama farkında olmadan verdiğimiz mesajlar, onların dünyaya bakışını şekillendiriyor. Bazı söylemlerimiz, onların gelecekte kendilerini nasıl göreceklerini ve nasıl bir öğrenme anlayışı geliştireceklerini doğrudan etkiliyor.
Danışmanlık yaptığım ebeveynler ve öğretmenler sıkça şu soruyu soruyor:
“Biz en iyisini yapmaya çalışıyoruz ama neden çocuklar başarısızlık korkusuyla büyüyor? Neden denemekten çekiniyorlar? Neden başarısız olmaya tahammülleri yok?”
Çocuklara farkında olmadan aşıladığımız bazı “yanlış doğruları” birlikte gözden geçirelim. Kendimizle yüzleşmek için güçlü bir adım atmış olalım.
1. Çok çalışırsan başarılı olursun.
Bu cümle kulağa çok doğru geliyor, değil mi? Ama eksik.
Çocuklara “çok çalışırsan başarılı olursun” dediğimizde, onlara verimli çalışmanın, doğru stratejiler geliştirmenin ve esnek düşünmenin önemini öğretmemiş oluyoruz. Tek bir hedef veriyoruz: “başarılı olmak.”
Yolu değil, sonucu merkeze almış oluyoruz. Sonucu önemseyen çocuklar yetiştiriyoruz. Yürüdüğü yol önemini yitiriyor, zamanla keyif almıyor, stres yükü artıyor.
Örneğin iyi okuyamıyorsa kitaplardan uzaklaşıyor, matematik sınavından yüksek not alamıyorsa matematikten soğuyor.
Oysa; çok çalışan herkes başarılı mıdır? Hayır. Başarılı insanlar hep çok mu çalışır? Hayır, ama doğru çalışırlar.
Bunun yerine çocuklara: “Başarı, doğru stratejiler ve sürdürülebilir çalışma alışkanlıkları ile gelir.” demek daha gerçekçi olacaktır.
2. Çok zeki bu çocuk, her şeyi biliyor.
Her şeyi bilen biri çok zeki midir? Zekâ, bilgi yüküyle doğru orantılı mıdır?
Peki “çok bilen”in bildikleri onun hayatını doğru yönetmesini sağlıyor mu? Her bilgi doğru bilgi midir?
Halbuki zekâ bambaşka bir şeydir.
Önemli olan öğrenmeye açık olmak, öğrenilen bilgiyi kullanacağı alanları doğru seçebilmek. Bilmek, bilmediğini de kabul edebilmektir.
Bilmediği bir şeyle karşılaşınca “Bunu bilmiyorum, ama öğrenebilirim.” diyebilen çocuklar, hayatları boyunca gelişmeye devam eder.
Albert Einstein şöyle diyor: “Gerçek zeka, doğru soruları sorabilmektir.”
Bilmemek utanç verici değil, öğrenmemek utanç vericidir.
3. Yine hatalısın!
Bazen çocuklar bir hata yaptığında şöyle tepkiler veririz:
“Ama dikkat etseydin bu olmazdı.” “Bak, kardeşin bu hatayı yapmıyor.”
Oysa hata yapmak, öğrenme sürecinin bir parçasıdır.
Hatayı vurgulamak, hataya sebep olur. Bunun yerine şunu demeyi deneyin:
“Bu hatadan ne öğrendin? Bir dahaki sefere nasıl yaparsın?”
“Başarısızlık, daha akıllıca başlama fırsatıdır.” – Henry Ford
4. Mutluluk, ödülle gelir.
Çocuklara her güzel davranış için ödül verirsek, öğrenme zamanla dışsal bir beklentiye dönüşür.
Kitap okurum ama “oyuncak alırsan.” Ders çalışırım ama “tablet süremi uzatırsan.”
Oysa amaç, çocuğun bir işi yaparken ödül beklememesidir.
“Kitap okumak sana yeni dünyalar açar. Okuduktan sonra ne düşündüğünü benimle paylaşır mısın?”
“Gerçek motivasyon, dışarıdan değil içeriden gelir.” – Daniel Pink
SONUÇ
Düşünme şeklinizi değiştirin, çocuğunuzun geleceğini değiştirin.
Farkında olmadan verdiğimiz bu mesajları gözden geçirmek, çocukların öğrenme ve gelişim yolculuklarında büyük bir fark yaratır.
Sizce çocuklara farkında olmadan hangi yanlış doğruları öğretiyoruz?